SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ

 

SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN:

ÖLÜMLERİN SORUMLUSU HÜKÜMETTİR

28 Haziran 2010 

  

Türkiye son yılların en derin kaosunu yaşıyor. Çözüm vaatleriyle işbaşı yapan hükümetlerin başarısızlıkları, başta verdikleri sözü unutmaları her defasında ülkeyi bir öncekinden daha beter bir kirli savaş sarmalına mahkum ediyor. Çözümsüzlüğün yarattığı derin sosyal sorunlar tüm yaşamı felç ediyor.

Bir yılı aşkın bir süre önce başlatılan açılım sürecinin başarısızlığı bugün yaşanılan kaosun en önemli sebebidir. Başbakanın ve cumhurbaşkanının Kürt sorununda iyi şeyler olacak söyleminin içinin ne kadar boş olduğu tüm kamuoyu tarafından görülmüş durumdadır. Hükümet bir yıldan beri açık bir ikiyüzlülük içindedir. Bu bir yıl içinde hiçbir somut olumlu adım atılmamıştır. Operasyonlar aynen sürdürülmüş, minik Ceylan’lar ve daha niceleri devlet güçleri tarafından katledilmiş, Kürt halkının seçilmiş temsilcileri neyle suçlandıklarını dahi bilmeden tutuklanmış, cezaevlerine doldurulmuşlardır.

Bu yaklaşımların barış getirmeyeceği açıktı. Sürecin başında Türkiye, ABD ve Irak arasında sürdürülen görüşmelerin sonucu olarak gündemleştirilen açılımın barışçıl bir sonuç doğurmayacağını, barışın ancak Kürt halkının muhatap alınmasıyla mümkün olacağını belirtmiştik. Kürt sorununun ancak Kürtlerle çözüleceğini, ABD ile ya da başka güçlerle Kürt sorununu çözmeye çalışmanın da çözüm için göstermelik adımlar atmanın da daha derin bir çatışma ortamını doğuracağını vurgulamıştık.

İşte tekrar başlanılan noktadayız. İşte tekrar Kürt ve Türk gençleri kara toprağa düşmeye başladı. Tekrar köyler birbiri ardına ateşe veriliyor, uçaklar dağları taşları bombalıyor.

Tüm bunlar yaşanırken başbakan“PKK silah bırakırsa, operasyonlar da minimize edilebilir” gibi absürd ve meselenin özünü kavramaktan uzak cümleler kuruyor. Hükümet sözcüleri ‘tam işler iyi gitmeye başlarken bir terör sorunuyla karşılaşıyoruz’ diyebiliyorlar.

Hiçbir şey iyiye gitmiyordu. Var olan şey sizin ikiyüzlülüğünüze Kürt halkının artık yeter demesidir.

Hükümet siyasi sorumlulukla değil, ‘ne kadar kandırabilirsem kârdır’ anlayışıyla soruna yaklaşmıştır. Çatışmaların ve ölümlerin sorumlusu hükümetten başkası değildir.

O nedenle hamasi nutuklar atmanın, ‘terör neden hortladı’ edebiyatına sarılmanın, sahte taşeronluk tartışmalarıyla kamuoyunu meşgul etmeye çalışmanın anlamı yoktur.

Gerçekten çözüm isteniyorsa operasyonlar ivedilikle durdurulmalı, Kürt halkının eşitlik ve demokrasi taleplerine karşı üç maymunu oynama politikaları terk edilmeli ve meselenin muhataplarıyla çözüm için temaslar sağlamalıdır.


 
Loading