“Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” kampanyası kapsamında Gazze’ye
insani yardım götürmekte olan barış yanlılarını taşıyan Mavi Marmara
Gemisinin de içinde olduğu 6 gemilik konvoya, dün gece İsrail
ordusunun savaş gemileri eşliğinde düzenlediği operasyon sonucunda en
az 16 kişi öldürülmüş, onlarca insan yaralanmıştır.
Siyonist İsrail devleti tarafından gerçekleştirilen bu alçakça saldırı,
ne ilk ne de sondur.
Nazi Almanyası tarafından Yahudi halkına karşı “Nihai Çözüm (Die
Endlösung)” kod adıyla gerçekleştirilen soykırım sonrasında, görünüşte
soykırım mağduru bir halkın yaralarını sarmak, gerçekte ise yüzyıllardır
pogromlarla, katliamlarla çözemedikleri Yahudi sorununu Ortadoğu’ya
ihraç ederek başlarından atmak isteyen emperyalist devletlerin eliyle
inşa edilen İsrail; kuruluşundan bu yana izlediği Siyonist yayılma
stratejisi ve işgal politikaları ile Ortadoğu halklarına kan kusturan
katliamcı ve faşist bir devlettir.
Siyonist İsrail devleti, emperyalizmin
Ortadoğu’daki sopasıdır. Emperyalist güçler sürdürdükleri hegemonya
politikaları ile yüzyıllarca yanyana yaşamış halkları birbirlerine
düşman etmekte, açık işgal ve askeri müdahale tehditleri ile Ortadoğu
halklarını kontrol etmeye çalışmakta, bu doğrultuda İsrail devletinin
her tür faşist uygulamasına destek vermektedirler.
İsrail devleti’nin siyasi programı bir “Yahudi Turancılığı” olarak
adlandırılabilecek Siyonizmdir. Politikasını “Yahudi ırkının Tanrı’nın
seçilmiş kavmi olduğu”, “Ortadoğu topraklarının Yahudi ırkına vaad
edilmiş topraklar olduğu” ve benzeri siyonist-faşist ideolojik
argümanlarla yürütmekte olan İsrail devleti, tüm Ortadoğu halkları
üzerinde bir zulüm makinasıdır.
Gazze’ye insani yardım götürmekte olan barışçı göstericilere karşı
gerçekleştirilen son saldırı da açık bir biçimde göstermektedir ki,
Ortadoğu’da halkların kardeşliğinin, kalıcı bir barışın tesisi ve Arap
ve Yahudi halkları başta olmak üzere tüm
Ortadoğu halklarının kurtuluşu için Siyonist İsrail devletinin yıkılması
şarttır.
İnsani yardım konvoyuna karşı gerçekleştirilen bu alçakça saldırı
sonrasında; başta AKP hükümeti olmak üzere Türkiye oligarşisinin bütün
kesimlerinden ardarda kınama mesajları yayınlanacağı, sert protestolarda
bulunulacağı şüphesizdir. Bilinmelidir ki sözde “Davos Fatihi” Başbakan
Erdoğan ve oligarşinin diğer temsilcileri tarafından bu konuda yapılacak
her beyanat ve atılacak her türlü adım, timsah gözyaşlarından ileri
gitmeyecektir.
AKP hükümetinin bir süreden beri izlemekte olduğu “Yeni Osmanlıcılık”
siyasetinin altında, emperyalist-kapitalist sistemin hiyerarşisi
içerisindeki yerini daha üst sıralara taşıma arzusu önemli bir rol
oynamaktadır. Ancak bu çabaların ABD emperyalizminin konjonktürel
çıkarları ile çakışmakta olduğu ve ABD'nin Arap dünyası üzerindeki
hegemonyasını kırılgan hale getiren İsrail’in yanına, Müslüman ülkelere
iyi polis rolünü oynayabilecek bir Türkiye dikmeyi arzuladığı gerçeği
göz ardı edilemez.
ABD emperyalizminin bölgede kendine bağımlı güçlere farklı bir rol
dağılımı biçmeye başlamasından cesaret alan Türkiye oligarşisi,
emperyalizmin bölgedeki jandarması rolünü İsrail’in elinden kapma çabası
içerisindedir. AKP hükümeti bu amaçla İsrail ile görünüşte gerilimi
arttırma taktiklerini devreye sokmuş, “van minüt” çıkışı bunun ifadesi
olmuştur.
Oysa bu sahte gerilim siyasetinin ardında, ABD -Türkiye-İsrail
üçgeninden oluşan şer ittifakı halen devam etmekte, askeri ve istihbarî
ilişkiler üst düzeylerde sürdürülmektedir.
Sosyalist Demokrasi Partisi, hükümetin Siyonist İsrail karşısında
izlemekte olduğu bu iki yüzlü tutumunu teşhir eder ve insani yardım
konvoyuna karşı gerçekleştirilen alçakça saldırı karşısında tüm
halkımızı aşağıdaki başlıklarda mücadeleye çağırır:
1) Siyonist İsrail devleti ile her türlü diplomatik, ticari vb.
ilişkiler kesilmelidir.
2) Türkiye’nin İsrail’deki diplomatik temsilcileri geri çağrılmalı,
Türkiye’deki tüm İsrail temsilci ve görevlileri “persona non grata” ilan
edilerek sınırdışı edilmelidir.
3) İsrail ile imzalanan askeri ve istihbarî açık-gizli tüm anlaşmalar
feshedilmeli ve halka açıklanmalıdır.
4) İsrail’in işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi ve Siyonist-faşist
karakterli mevcut İsrail devletinin ortadan kaldırılması için
uluslararası hukuk düzleminde ve sair mücadele alanlarında gerekli
girişimler başlatılmalıdır.
5) Yardım konvoyuna yapılan saldırı ile İsrail’in bugüne kadar Ortadoğu
halklarına karşı gerçekleştirdiği tüm katliam ve zulümlerin sorumluları,
“soykırım” ve “insanlığa karşı suç” başlıklarında yargılanmak üzere
uluslararası mahkemeler önüne çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır.