SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ

 

SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN:

SİYONİST İSRAİL DEVLETİ İLE HER TÜRLÜ ASKERİ, DİPLOMATİK, TİCARİ İLİŞKİ KESİLMELİDİR

31 Mayıs 2010 

  

“Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” kampanyası kapsamında Gazze’ye insani yardım götürmekte olan barış yanlılarını taşıyan Mavi Marmara Gemisinin de içinde olduğu 6 gemilik konvoya, dün gece İsrail ordusunun  savaş gemileri eşliğinde düzenlediği operasyon sonucunda en az 16 kişi öldürülmüş, onlarca insan yaralanmıştır.

Siyonist İsrail devleti tarafından gerçekleştirilen bu alçakça saldırı, ne ilk ne de sondur.

Nazi Almanyası tarafından Yahudi halkına karşı “Nihai Çözüm (Die Endlösung)” kod adıyla gerçekleştirilen soykırım sonrasında, görünüşte soykırım mağduru bir halkın yaralarını sarmak, gerçekte ise yüzyıllardır pogromlarla, katliamlarla çözemedikleri Yahudi sorununu Ortadoğu’ya ihraç ederek başlarından atmak isteyen emperyalist devletlerin eliyle inşa edilen İsrail; kuruluşundan bu yana izlediği Siyonist yayılma stratejisi ve işgal politikaları ile Ortadoğu halklarına kan kusturan katliamcı ve faşist bir devlettir.

Siyonist İsrail devleti, emperyalizmin Ortadoğu’daki sopasıdır. Emperyalist güçler sürdürdükleri hegemonya politikaları ile yüzyıllarca  yanyana yaşamış halkları birbirlerine düşman etmekte,  açık işgal ve askeri müdahale tehditleri ile Ortadoğu halklarını kontrol etmeye çalışmakta, bu doğrultuda İsrail devletinin her tür faşist uygulamasına destek vermektedirler.

İsrail devleti’nin siyasi programı bir “Yahudi Turancılığı” olarak adlandırılabilecek Siyonizmdir. Politikasını “Yahudi ırkının Tanrı’nın seçilmiş kavmi olduğu”, “Ortadoğu topraklarının Yahudi ırkına vaad edilmiş topraklar olduğu” ve benzeri siyonist-faşist ideolojik argümanlarla yürütmekte olan İsrail devleti, tüm Ortadoğu halkları üzerinde bir zulüm makinasıdır.

Gazze’ye insani yardım götürmekte olan barışçı göstericilere karşı gerçekleştirilen son saldırı da açık bir biçimde göstermektedir ki, Ortadoğu’da halkların kardeşliğinin, kalıcı bir barışın tesisi ve Arap ve Yahudi halkları başta olmak üzere tüm Ortadoğu halklarının kurtuluşu için Siyonist İsrail devletinin yıkılması şarttır.

İnsani yardım konvoyuna karşı gerçekleştirilen bu alçakça saldırı sonrasında; başta AKP hükümeti olmak üzere Türkiye oligarşisinin bütün kesimlerinden ardarda kınama mesajları yayınlanacağı, sert protestolarda bulunulacağı şüphesizdir. Bilinmelidir ki sözde “Davos Fatihi” Başbakan Erdoğan ve oligarşinin diğer temsilcileri tarafından bu konuda yapılacak her beyanat ve atılacak her türlü adım, timsah gözyaşlarından ileri gitmeyecektir.

AKP hükümetinin bir süreden beri izlemekte olduğu “Yeni Osmanlıcılık” siyasetinin altında, emperyalist-kapitalist sistemin hiyerarşisi içerisindeki yerini daha üst sıralara taşıma arzusu önemli bir rol oynamaktadır. Ancak bu çabaların ABD emperyalizminin konjonktürel çıkarları ile çakışmakta olduğu ve ABD'nin Arap dünyası üzerindeki hegemonyasını kırılgan hale getiren İsrail’in yanına, Müslüman ülkelere iyi polis rolünü oynayabilecek bir Türkiye dikmeyi arzuladığı gerçeği göz ardı edilemez.

ABD emperyalizminin bölgede kendine bağımlı güçlere farklı bir rol dağılımı biçmeye başlamasından cesaret alan Türkiye oligarşisi, emperyalizmin bölgedeki jandarması rolünü İsrail’in elinden kapma çabası içerisindedir. AKP hükümeti bu amaçla İsrail ile görünüşte gerilimi arttırma taktiklerini devreye sokmuş, “van minüt” çıkışı bunun ifadesi olmuştur.

Oysa bu sahte gerilim siyasetinin ardında, ABD -Türkiye-İsrail üçgeninden oluşan şer ittifakı halen devam etmekte, askeri ve istihbarî ilişkiler üst düzeylerde sürdürülmektedir.

Sosyalist Demokrasi Partisi, hükümetin Siyonist İsrail karşısında izlemekte olduğu bu iki yüzlü tutumunu teşhir eder ve insani yardım konvoyuna karşı gerçekleştirilen alçakça saldırı karşısında tüm halkımızı aşağıdaki başlıklarda mücadeleye çağırır:

1) Siyonist İsrail devleti ile her türlü diplomatik, ticari vb. ilişkiler kesilmelidir.

2) Türkiye’nin İsrail’deki diplomatik temsilcileri geri çağrılmalı, Türkiye’deki tüm İsrail temsilci ve görevlileri “persona non grata” ilan edilerek sınırdışı edilmelidir.

3) İsrail ile imzalanan askeri ve istihbarî açık-gizli tüm anlaşmalar feshedilmeli ve halka açıklanmalıdır.

4) İsrail’in işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi ve Siyonist-faşist karakterli mevcut İsrail devletinin ortadan kaldırılması için uluslararası hukuk düzleminde ve sair mücadele alanlarında gerekli girişimler başlatılmalıdır.

5) Yardım konvoyuna yapılan saldırı ile İsrail’in bugüne kadar Ortadoğu halklarına karşı gerçekleştirdiği tüm katliam ve zulümlerin sorumluları, “soykırım” ve “insanlığa karşı suç” başlıklarında yargılanmak üzere uluslararası mahkemeler önüne çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır.


 
Loading