SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN:
DTP Kapatılamaz!
6
Aralık 2009
“Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne
aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” iddiasıyla hakkında kapatma ve
221 üyesi hakkında siyaset yasağı istenen Demokratik Toplum Partisi ile
ilgili dava 8 Aralık’ta Anayasa Mahkemesinde esastan görüşülmeye
başlıyor. Kapatılırsa 8 milletvekili de siyasi yasaklı kapsamına girecek
olan DTP bu durumda parlamentodan çekileceğini ilan etti.
Eğer DTP kapatılırsa, bunun Kürt halkına demokratik
siyaset kanallarının kapatılması anlamına geleceği açıktır. Anayasa
Mahkemesinin talebine rağmen parti kapatmayla ilgili yasa değişikliğini
gerçekleştirmekten özenle kaçınan hükümet, aylardır “açılım” diye diye
barış ve demokratikleşme doğrultusunda hiçbir somut adım atmadan şoven
ve ırkçı tepkinin yükselmesine yol vermekte ve Kürt özgürlük
mücadelesini geriletebilmek için sonu iç savaşa varabilecek tehlikeli
oyunlardan medet ummaktadır.
Eğer İzmir’de DTP konvoyuna, Çanakkale’de Kürtlere
saldırılara çanak tutarak, AB standartları sağlıyorum diye Abdullah
Öcalan’ı “burada beş metrelik bir kuyunun dibinde gibiyim” dediği bir
odaya naklederek ve “Parlamento çözüm getirmezse Baharda büyük bir
çatışma yaşanır” dediği için 20 gün hücre cezasına çarptırarak, ve şimdi
de partisini kapatarak, Kürt halkının bir devlet projesi olan Kürtsüz
Kürt “açılımı”na razı geleceği sanılıyorsa, bu büyük bir yanılgıdır.
Eğer DTP kapatılırsa bu, Kürt sorununda onyıllardır
sürdürülen şiddete ve imhaya dayalı çözümsüzlük politikasından bir milim
bile sapılmak istenmediğinin açık göstergesi olacaktır.
Eğer DTP kapatılırsa, son 30 yılda kapatılan çoğu
sosyalist ya da Kürt muhalefetinin temsilcisi 18 partiye bir yenisi
eklenmekle kalmayacak, 12 Eylül Anayasasının ve Siyasi Partiler
Yasasının demokratikleşmenin önünde nasıl bir engel oluşturduğu bir kez
daha gözler önüne serilecektir.
Eğer DTP kapatılırsa, 12 Eylül rejiminin demokratik
hakların kullanılmasını engelleyerek yasaklardan medet uman zihniyetinin
bütün çıplaklığıyla sürdüğü bir kez daha gözler önüne serilecektir.
Siyasi partilerini kapatarak, milletvekillerini
parlamentodan yakapaça cezaevine atarak Kürt halkının demokratik
taleplerinin bastırılamayacağını, kolektif kimliğinin
yargılanamayacağını yakın tarih defalarca kanıtladı.
Anayasa Mahkemesindeki önsavunmasında “Türkiye
Cumhuriyeti’nin Türkler, Kürtler ve diğer etnik gruplar tarafından
kurulduğunu ve kardeşliğin temelinin tarihinin derinliklerinde
yattığını” beyan eden bir siyasi partinin kapatılmak istenmesi, Kürt
sorununda çözümsüzlük siyasetinin sürdürülmeye çalışılmasından başka bir
anlama gelmemektedir.
Kürt sorununda çözümsüzlük siyaseti, yıllardır
demokratik ve barışçıl çözüm doğrultusunda en küçük bir adımın bile
atılmasını engellemeye çalışarak, Türkiye’yi militarist ve şovenist bir
cendereye sokmakta, halkların kardeşliğini dinamitlemekte, süreğenleşmiş
bir savaş halinden medet ummaktadır.
DTP’yi kapatarak Kürt halkını siyasi araçlarından
yoksun bırakmaya çalışmak, ırkçı çetelere, gizli savaş örgütlerine yol
vermekten başka bir anlama gelmeyecektir.
Türkiye’nin önünde, çeyrek yüzyıldır denenen ve
geride kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmayan askeri çözüm
zihniyetini, özünde çözümsüzlüğü derinleştirme siyasetini terk edip terk
etmeyeceği ikilemi durmaktadır. Şimdi bütün toplum bir demokrasi sınavı
vermektedir.
|