SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ:
Kürt Sorununun Çözümü Genelkurmayla Değil Kürt Halkıyla Mutabakattan
Geçer
3
Kasım 2009
Türkiye tarihinin en önemli siyasal skandallarından birisi yaşanıyor.
Huzur ve güveni sağlamaktan sorumlu olan ordu, daha önce yaptığı gibi
bir kez daha ‘insanların huzurunu nasıl bozarım, milleti birbirine nasıl
düşürürüm’ün hesabını yapıyor. Son ortaya çıkan ıslak imzalı belge,
İrticayla Mücadele Eylem Planının, genelkurmayın emir komuta
kademelerinde kaleme alındığını açıkça gözler önüne seriyor. Bizim
açımızdan bunda şaşılacak bir şey yok. Kendisini rejimin garantisi
olarak gören asker her fırsatta bu ülkede ya darbe yaptı, ya muhtıra
verdi ya da postmodern darbelerle sivillere gereken “nizamı” verdi. Kaç
darbe planlandığını ezberimizde dahi tutamıyoruz. Bu ülke ne yazık ki,
askeri liseden mezun olan her gencin ‘acaba bir gün darbe yapabilir
miyim’ diye düşündüğü, her subayın gönlünde bir darbenin yattığı bir
ülke.
Biz bugün askere neden darbe planlıyorsun, cunta tertipliyorsun
demiyoruz.
Biz başbakana sesleniyoruz ve diyoruz ki: Görevini yerine getir ve
genelkurmay başkanını görevinden al. Açık bir cunta oluşumunun gözler
önünde olduğu bir ortamda, beğenilsin ya da beğenilmesin halkın oyarıyla
getirdiğini alaşağı etmek için yasadışı bir tertip söz konusu olduğunda
yapman gereken şeyi yap. Bu senin tercihin değil yasal sorumluluğundur.
İdari bir tedbir olarak genelkurmay başkanını ve belgeyi hazırlayanları
görevinden al.
Böyle bir durumda başbakanın görevi genelkurmay başkanıyla görüşerek
süreç hakkında uzlaşmak değildir. Mevcut rezalet karşısında
uzlaşmamaktır. Delillerin karartılmasına göz yummak değildir.
Ergenekonun uzantısının genelkurmayda olduğu bugün açıkça gözler önüne
serilmiş ve tarihsel bir fırsat oluşmuştur.
Ancak başbakan genelkurmayla, bir başka deyişle darbe planlayanlarla
uzlaşmış durumdadır. Aynı başbakan bir diğer yandan açılımdan
bahsetmekte ve demokratikleşme nutukları atmaktadır. Kürtlerin yaşamını
daha çekilmez kılmak için planlarla dolu olan belgeyle başbakan zaten
uzlaşmıştır ve adeta belgede yazılı olanları uygulamaya başlamıştır.
Hükümetin açılımla ilgili olarak DTP’ye yüklenmesinin siyasal nedeni
budur. Bu nedenledir ki başbakan açılımı Kürtsüz ve Kürtlere rağmen
yapmaya çalışmaktadır.
Bu biçimde Kürt sorununun çözülmesi mümkün değildir. Ülkenin
demokratikleşmesi mümkün değildir. Hükümetin Kürt sorununun çözümü ve
demokratikleşmeye ilişkin anlattıklarının koca bir yalan olduğu açıkça
gözler önüne serilmektedir.
Hükümet Kürt sorununu çözmek istiyorsa genelkurmayı değil Kürt halkını
muhatap almak zorundadır.
Sosyalist Demokrasi Partisi olarak hükümete sesleniyoruz: Genelkurmay
başkanını görevden alın ve tüm cunta sorumlularını mahkeme karşısına
çıkarın.
|