SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan:

Uygurlara Yapılan Saldırılar Durdurulmalıdır

10 Temmuz 2009

 

 

Çin ‘Sincan Özerk’ bölgesi olarak adlandırılan Doğu Türkistan’da başlayan olaylar bir etnik çatışma ve sivil halkın katledildiği kanlı çatışmalara dönmüş durumdadır. Dünyanın gözü önünde Çin hükümeti sivilleri, resmen korunan şoven güçler tarafından katlediyor.

Tıpkı Filistin’de olduğu gibi, tıpkı Irak’ta, Afganistan’da ve Kürdistan’da olduğu gibi. Dünya sadece kınıyor ve masum halklar katliamlarla uslandırılmaya ve boyun eğdirilmeye çalışılırken emperyalist dünya seyirci kalıyor. Herkes kendi isyancısını katlediyor, herkes kendi sömürgesini boğuyor, herkes kendi mazlumunu yok sayıyor.

Çin hükümeti, Uygurlara baskı yapıyor. Dillerini yok sayıyor, onları göçe zorluyor ve asimile ediyor, kültür ve inanışlarına kısıtlamalar getiriyor.

Bu yapılanlara hiç yabancı değiliz biz. Türkiye devleti aynı uygulamaları fazlasıyla Kürt halkına karşı yapıyor. Doğu Türkistan’dan televizyonlara yansıyan görüntüler Diyarbakır’ın, Hakkari’nin yanında hafif kalıyor. Türkiye cezaevlerinde çocuklar taş attıkları için tutuklu yatıyor, onlarca yıllık mahkumiyet talebiyle yargılanıyor. Aynı hakimler Antalya’da üniversite öğrencilerine ateş açan katili serbest bırakıyor. Biz bu görüntülere yabancı değiliz. Gazze’den, Bağdat’tan, Taksim’den, Mersin ve Diyarbakır’dan biliyoruz bu sahneleri. Polis ve askerlerin üniformaları farklı, bayrakları ayrı, ama vahşet aynı, sebep aynı. Mazlumları boğmak kanla seslerini kısmak.

Türkiye devleti Rabia Kadir’e vize vereceğini açıkladı. Günlerdir sokaklarda küçük çaplı eylemler yapan faşist güçler onun gelmesiyle tekrar sokakları dolduracak ve Çin hükümetinin yaptığı zulmü kınayacak. Katliamların durdurulmasını isteyecek. Utanmadan sıkılmadan adalet isteyecekler.

Oysa bugün Uygurlar için sokaklara çıkanlar onlarca yıldır Kürtlere yönelen devlet terörünü alkışlıyor ve bizzat taşeronu oluyor. Uygurların dillerini, kültürlerini, özgürce yaşamalarını isteyenler kendi ülkelerinde Kürt halkının dilini, kültürünü ve özgürlük talebini kanla boğmaya çalışıyor. Sokakları doldurmaya çalışan faşist güçler tutarsız ve ikiyüzlüdür. Uygur’lara sadece Türk olduğu için sahip çıkmaktadır. Bu tutumlarıyla Çin polisinden farkları yoktur.

Çin hükümetini şikayet eden başbakan ve partisi tutarsızdır. Kendi ülkesinde uzanan barış eline silahla cevap verenlerin başkalarına söyleyecek bir şeyleri olamaz. Bu nedenle Çin hükümetini protesto eden AKP hükümeti ve başbakana SDP onun diliyle cevap veriyor: ‘One minute’ sayın başbakan!

Önce kendi kapını temizle, kendi akıttığın kanı durdur, kendi yaptığın zulme son ver! Önce sana kendi ülkende uzanan barış elini tut!

SDP, mazlum halkların özgürlük taleplerini kan ve baskı ile boğmaya çalışan tüm devletleri ve hükümetleri zulme son vermeye çağırıyor.  

SDP, Çin hükümetini Uygurlara yönelen şoven şiddete derhal son vermeye çağırıyor.

SDP, AKP hükümetini ve başbakanı tutarlı davranmaya, Çin hükümetini kınamaya ama bunun için kendi ülkesindeki barış girişimlerine olumlu yanıt vermeye çağırıyor.