ANA SAYFA

 

 PROGRAM

 TÜZÜK

 PM KARARLARI

 MYK KARARLARI

 DUYURU

 BASINDA

 İLETİŞİM

 ENGLISH

 3. KONFERANS

 2. KONFERANS

 1. KONFERANS

 

 sdp@sdp.org.tr

 

 BAĞLANTILAR

 


SDP genel başkanı Rıdvan Turan Tekel işçilerinin direnişini selamladı

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, Türkiye'nin çeşitli illerinden gelerek Ankara'da Türk-İş genel merkezinin önünde direnişlerini sürdüren Tekel işçilerini ziyaret etti. Parti üyeleri ve gençlerin eşliğinde, işçilerin kurdukları çadırları gezen Turan, Adıyaman çadırında, işçilerin isteği üzerine Direniş Günlüğü defterine hatıra notu yazdı. Çadır ziyaretlerinden sonra işçilere bir konuşma yapan Rıdvan Turan Tekel işçilerinin direnişinin işçi sınıfının mücadele tarihine altın harflerle şimdiden yazılmış olduğunu belirtti. Konuşması "Zafer direnen emekçinin olacak", "Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği" sloganları ile kesilen SDP genel başkanı "Tekel direnişi işçilerin birliğinin, halkların kardeşliğinin çok değerli bir okulu oldu." dedi.



SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN:

MEVZİLERİMİZİ TERK ETMEYELİM!

ÇÖZÜMÜ DE ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ DE ÇIKIŞ NOKTASINDA KARŞILAYALIM

Meclis egemenlerin bir lütfu değildir. Hatırlanacaktır, meclise bin türlü üçkâğıtçılığa, seçim hilesine rağmen girdik. Adeta tünel kazarak girmiştik meclise. Seçim sürecinde köy köy, kasaba kasaba ne kadar özveriyle çalışıldığını hatırlayalım. Halklarımızın meclise girişten beklediklerini ve duydukları coşkuyu hatırlayalım.


SDP PARTİ MECLİSİ:

Açılım sürecinde hükümetin izlediği yol ve yöntemler,

Kürt sorununun demokratik çözümüne ve barışa değil,

halkların birbirine düşürülmesine ve savaş araçlarının ön plana çıkarılmasına hizmet etmiştir

DTP’nin kapatılması, Kürt sorununda onyıllardır sürdürülen şiddete ve imhaya dayalı çözümsüzlük politikasından bir milim bile sapılmak istenmediğinin açık göstergesi olmuştur. DTP’nin kapatılması baştan beri süregiden olumsuz tablonun finali olmuştur. DTP’nin kapatılması bir sürecin de kapatılması anlamına gelmektedir. Kürt halkının demokratik haklarını içermeyen açılımlardan bir sonucun çıkmayacağının devlet katında da  görülebilmesi için daha kaç yıl geçmesi, kaç askerin, kaç gerillanın, kaç Aydın’ın, kaç Serap'ın ölmesi gerekmektedir?


PKK'yi Dağdan İndiremeyen Devlet

DTP'yi Dağa Çıkarmaya Çalışıyor

DTP’nin kapatılması baştan beri süregiden olumsuz tablonun finali olmuştur. Şimdi durum büsbütün değişmiştir. DTP’nin kapatılması bir sürecin de kapatılması anlamına gelmektedir. Barışa ve demokrasiye yönelik kırıntı halindeki ümitlerin de sona ermesi demektir. Oysa açılım başarıya ulaşmış olsaydı bugün 7 asker,  Aydın ve  Serap ölmeyecekti. Binlerce kişi göz altına alınmamış, yüzlercesi tutuklanmamış olacaktı. Memleket yangın yerine dönmemiş, savaş lobilerine sonsuz hareket alanı oluşturulmamış olacaktı.


Sermaye ve Devlet Öldürüyor!

Bursa'nın Mustafa Kemal Paşa ilçesinde iş cinayetlerine bir yenisi daha eklendi. 19 işçinin yaşamını yitirdiği faciada yine aynı senaryo sahneleniyor. Olay yerine gelen yetkililer üzüntülerini paylaşıp baş sağlığı diliyor. Yapılan açıklamaların hemen hepsinde ölümlerin yaşanmasında ihmal olup olmadığının araştırılacağı belirtiliyor. Öyle görülüyor ki facianın sorumluluğu ya birkaç kişinin üzerine yıkılıp maden ocağını işleten firmaya göstermelik cezalar verilecek ya da yine bir oldu bittiye getirilip bu kadarı bile yapılmayacak.


Açılımın Altında Kalanlar Faturayı

Kürt Halkına ve Sosyalistlere Çıkarıyor

Açılım devlet ve hükümet yetkililerince Kürtsüz ve Kürtlere rağmen sürdürülmek istenmiş, bu konuda halkın en küçük itirazı şiddetle bastırılmıştır. Bu itirazın bedeli ölümler, yüzlerce gözaltı ve tutuklamadır. Azgın saldırı ve tutuklama teröründen SDP de üzerine düşeni almış ve iki üyesi tutuklanmıştır. Tepeden tırnağa silahlı olan kontrgerilla timleri tutuksuz yargılanırken, cuntacı generaller evlerine gönderilirken, dahası Ceylan’ın failleri bulunamamış, Uğur’unkiler serbest bırakılmışken, DTP genel merkezi ve il ve ilçe örgütleri kurşunlanır ve ateşe verilirken, tek suçları barışı savunmak olan SDP üyelerinin tutuklanmasının vicdani ve kanuni bir açıklaması yoktur.


DTP Kapatılamaz!

Eğer DTP kapatılırsa, bunun Kürt halkına demokratik siyaset kanallarının kapatılması anlamına geleceği açıktır. Anayasa Mahkemesinin talebine rağmen parti kapatmayla ilgili yasa değişikliğini gerçekleştirmekten özenle kaçınan hükümet, aylardır “açılım” diye diye barış ve demokratikleşme doğrultusunda hiçbir somut adım atmadan şoven ve ırkçı tepkinin yükselmesine yol vermekte ve Kürt özgürlük mücadelesini geriletebilmek için sonu iç savaşa varabilecek tehlikeli oyunlardan medet ummaktadır.


Valiliğe göre 'Paşa paşa yargılansın' diyen SDP yargıya müdahale etti!

Gazeteler ve internet sitelerinde neredeyse her gün çok gizli belgeler ve yasadışı dinleme kayıtları çarşaf çarşaf yayınlanırken SDP'nin 'Paşa paşa yargılansın' afişi Yargı'ya müdahale gerekçesiyle yasaklandı.


Faşist Provokasyonu Lanetliyoruz

Saldırı DTP konvoyuna değil barış ve demokrasi taleplerine yöneliktir. Saldırı, savaş isteyen, akan kanın sürmesini isteyen, halkları birbirine kırdırmak isteyenlerin saldırısıdır. İl binası önündeki toplantıya panzerleri ve yüzlerce polisiyle dahil olan İzmir emniyeti birkaç saat süren saldırıyı sadece izlemiş ve seyirci kalmıştır. Yapılan bir linç provasıdır. Bu saldırı Türk ve Kürt halklarının kardeşliğine ve bir bütün olarak devrimci hareketin meşruiyetine yönelik saldırıdır.


Çiçek serbest, SDP afişleri tutuklu!..

“Kağıt parçası değil cunta belgesi, genelkurmay başkanı görevden alınsın” ibareli SDP afişlerinin yapılması “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs”  gerekçesiyle yasaklandı. Manzaraya bakar mısınız? Genelkurmay darbeci, yargı işbirlikçi, başbakan seyirci, SDP suçlu!.. Neden? Başbakana ‘genelkurmay başkanını görevden al’ demiş, bununla da yetinmemiş ‘genelkurmay başkanı paşa paşa yargılansın’ demiş. Dün gazetemiz kapatılmıştı, bugün afişlerimiz yasaklandı. SDP yıldırılamayacak, darbecilere, cuntacılara, çetelere karşı mücadelesi sürecek.


Dile Getirilenler Gaf Değil CHP'nin Gerçekliğidir

Onur Öymen tarafından Dersim katliamı ve Şeyh Sait isyanıyla ilgili dillendirilen cümleler bir gaf ya da dil sürçmesi değildir. Onur Öymen Kürt sorununa devletin nasıl yaklaşması gerektiğini anlatmaya çalışırken, daha net anlaşılsın diye bir teşbihte bulunmuş ve fena hata yapmıştır. Hata teşbihte değil, kendi gerçek niyetlerini ve olaylara yaklaşımını ele vermesindedir. Onur Öymen CHP’nin resmi politikasını açıklamıştır: geçmişte katlettik şimdi de katletmeliyiz. Onur Öymen haklarını arayanlara, demokrasiden ve özgürlükten yana olanlara, resmi devlet politikaları dışına çıktıkları anda nelerle karşılaşacaklarını Dersim katliamı örneğini vererek göstermiştir. CHP’nin ezilenlere düşman bir devlet partisi olduğu gerçeğini ifşa etmiştir ve bizce de iyi etmiştir.


Kürt Sorununun Çözümü Genelkurmayla Değil Kürt Halkıyla Mutabakattan Geçer

Biz bugün askere neden darbe planlıyorsun, cunta tertipliyorsun demiyoruz. Biz başbakana sesleniyoruz ve diyoruz ki: Görevini yerine getir ve genelkurmay başkanını görevinden al. Açık bir cunta oluşumunun gözler önünde olduğu bir ortamda, beğenilsin ya da beğenilmesin halkın oyarıyla getirdiğini alaşağı etmek için yasadışı bir tertip söz konusu olduğunda yapman gereken şeyi yap. Bu senin tercihin değil yasal sorumluluğundur. İdari bir tedbir olarak genelkurmay başkanını ve belgeyi hazırlayanları görevinden al.


Sosyalist Demokrasi 1 Ay Kapatıldı

Sosyalist Demokrasi gazetesi İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği karar gereğince 1 ay süreyle kapatıldı. Kapatmaya gerekçe olarak Sosyalist Demokrasi gazetesinin 84. sayısında yer alan “Tarihi Yaşamaya Geliyoruz” başlıklı yazı gösterildi. Mahkemeye göre yazı bölücülük yapmakta ve terör örgütünü övmektedir. Adı geçen yazı Habur’dan giriş yapan barış grubunun çözüm eksenindeki taleplerini içeren yazı metnidir.Metin operasyonların durdurulması, çözüm için diyalogun sağlanması, Kürt kimliği için anayasal güvencenin sağlanması, anadil ve anadilde eğitim hakkı, kültürel haklar, demokratik bir anayasa, Kürt illerinde devlet şiddetine son verilmesi ve Öcalan’ın yol haritasının açıklanması taleplerini içeriyor.

YAYIN KURULU: Bölücü Olan Devlettir

Ankara'da Sosyalist Demokrasi gazetesinin kapatılmasına tepki

'Sosyalist Demokrasi' gazetesi kapatıldı

Sosyalist Demokrasi ve Yürüyüş Dergisi 1 Ay Kapatıldı

İki günde 3 gazeteye kapatma


SDP 4. KADIN KONFERANSI:

"Erkek, Devlet Şiddetine Karşı Susmuyoruz!" 

SDP IV. Kadın Konferansı, 24-25 Ekim 2009 tarihlerinde çeşitli illerden 65 kadının katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Kadın Konferansı öncelikle, yıllardır birlikte mücadele ettikleri ve bugün cezaevinde bulunan DÖKH’lü, KESK’li tüm tutuklu kadınları selamladı, en kısa zamanda salıverilmelerini talep etti. Konferans, yapılan değerlendirmeler ışığında önceki konferans kararlarının bugün hala geçerliliğini koruduğundan hareketle bu kararları geçerli belgeler olarak onayladı. Buna ek olarak, “Erkek, devlet şiddetine karşı susmuyoruz!” şiarıyla güncel değerlendirmeler doğrultusunda "Parti içi kriz ve kadın politikalarımız", "Örgütlenme", "Kadına Yönelik Şiddet ve Cinsiyetçilik", "Kadın Barış Hareketi İçin", "Anayasa ve Kadınlar", "Ekonomik Kriz ve Neoliberal Politikalar Karşısında Kadınlar" başlıkları altında kararlar aldı.


Kürt Kardeşime Dokunma!

Bütün bu ırkçı saldırıların ardında faşist MHP ve CHP’nin tutumlarının olduğu kadar hükümetin süreci kesintiye uğratmasının da etkisi vardır. Kürtlere ve DTP’ye yönelik saldırılar sıradan öfke patlaması olarak değerlendirilemeyecek kadar tehlikelidir. Açılımın bu kesintiye uğrayan evresinde inisiyatif savaştan beslenen şovenist ve ırkçı  kesimlerin eline geçmiştir. Diğer yandan hükümet ortaya koyduğu bu tutumla açılımdan Kürtlerin teslim alınmasını anladığını göstermektedir. İnsanların savaşın biteceğine olan özlemleri nedeniyle yaptıkları kutlamalara karşı takınılan tutum, pişmanlık dayatmaları, tehditler ve saldırılar bu durumun kanıtıdır.   Hükümet, Kürtlerin uğrunda bedel ödedikleri haklarını, bir açılım süreci başlatıldı diye bırakarak teslim olmayacağını iyi bilmelidir.


Başbakanı Kürt halkını tehdit etmeyi bırakmaya ve açılımı demokratikleştirmeye çağırıyoruz

Gelen barış gruplarının şenliklerle karşılanması, on binlerce insanın barış gruplarını coşkulu bir biçimde karşılaması, gelenlerin giydikleri elbiseler, atılan sloganlar yalnız başbakanı değil, MGK toplantısının hemen ardından apoletli medyayı da çok üzmüş olacak ki bugün Hürriyet başta olmak üzere birçok yayın organında aynı kalemden çıkmışçasına yazılar yayınlandı. Bu durum açılımın içinde var olan demokratikleşme damarının ne denli zayıf olduğunu bir kez daha göstermektedir.


Teslimiyet Edebiyatını Bırakın!

Barış ve Kardeşlik için Açın Kapıları!

Barış Grubunun ülkeye giriş yapması, bugün önümüze çıkan tarihi bir fırsattır. Bu fırsatın nasıl değerlendirileceği süreci de belirleyecektir. Pişmanlık yasasının dayatılması, Barış Grubu üyelerinin tutuklanması, sürecin akamete uğratılması anlamına gelecektir. Kuşkusuz bu durum Kürt halkı ve tüm emek, barış, demokrasi güçleri için büyük bir hayal kırıklığı anlamına gelecektir. Bugün barış umutlarını söndürmeye kimsenin hakkı yoktur. Hükümetin atacağı adım, sürece yön verecektir. Hükümetin adımı, dönüşlerin önünü açabilir, süren kirli savaşa son verebilir. Partimiz SDP, çözüm yönünde atılacak adımların kararlı bir bileşeni ve destekçisi olacağını ilan eder.


Bu Yanlıştan Geri Dönülmelidir!

Anayasanın 82. maddesine göre dokunulmazlıklarından dolayı haklarında açılan davaların sürdürülmesi hukuka aykırı olmasına rağmen ve halihazırda meclisteki milletvekillerinin yaklaşık yarısının yolsuzluk, ihaleye hile karıştırmak gibi yüz kızartıcı adli suçlardan dolayı yargılanmaları bu dokunulmazlık zırhına dayandırılırken DTP’li vekillerin düşüncelerinden dolayı yargılanması hem ikiyüzlülük hem de insan haklarına aykırı bir durumdur.


'Ankara'da Muhatap Bulamadık'

Genel Başkan Rıdvan Turan, Genel Başkan yardımcıları Ekin Bodur ve Yeşim Ergün’den oluşan bir heyet eşliğinde bakanlığa gitti. Ancak bakanlıkta, güvenlik amiri bir polisten başka muhatap bulunamaması ve bakanın ve kaleminin “çok işinin” olduğunun söylenmesi üzerine Turan, hükümetin bu tutumunu eleştirdiğini,  halkların ortak iradesini içeren çözüm önerilerini yüzlerce kilometre yol kat ederek bir polis memuruna teslim etmek için getirmediğini söyleyerek çözüm broşürünü vermeden bakanlıktan ayrıldı.


Barış Yürüyüşçülerimizin Yolu Açık Olsun!

Kritik önemde olan önümüzdeki aylarda, demokrasi güçleri çok önemli sorumluluklarla karşı karşıyadır. “Açılım”ın demokratik çözüm doğrultusunda evrilmesi, emek, barış, özgürlük güçlerinin çabasına, mücadeleleriyle bu süreci demokratikleşme yönünde belirleyebilmesine bağlıdır. Bu açıdan SDP, İstanbul başta olmak üzere tüm bölgelerden, en yetkili ağızdan yukarıdaki talepleri bizzat içişleri bakanına iletmek için Ankara’ya yürüyerek gitmek ve geçtiği tüm illerdeki barış güçlerinin katkısıyla süreci güçlendirmek amacındadır.


Herkes Konuşsun Kürtler Sussun mu?

Keyfi bir “örgüt propagandası” yorumunun, ifade özgürlüğü üstünde bir Demokles kılıcı gibi sallandırılması bu Terörle Mücadele Yasası sayesinde mümkün olmaktadır. Parlamentoda salt çoğunluğu bulunan hükümetin bu anti-demokratik yasayı değiştirmesinin önünde kendi demokrasi zihniyetinden başka hiçbir engel yoktur.


Açılım, Öcalan ve Barış Yürüyüşü

RIDVAN TURAN

Türkiye’de siyaset moda deyimiyle “açılım”a kilitlenmiş durumda. Herkes kendi meşrebince açılıma ilişkin değerlendirmeler yapıyor. Kimileri açılımın devleti bölmek anlamına geldiğinden bahsediyor, kimi ufukta gerçek bir demokrasi görüyor, kimileriyse ‘çözüm iyidir ama...’ diye başlıyor söze.


SDP PARTİ MECLİSİ'NİN BASINA VE KAMUOYUNA AÇIKLAMASI:

Kürt Sorunu, 'Açılım' ve Demokratik Çözüm

9 Ağustos'ta İstanbul'da toplanan Sosyalist Demokrasi Partisi Parti Meclisi Kürt sorununda 'açılım' ve demokratik çözüm tartışmaları üzerine SDP'nin görüş ve önerilerini açıkladı. Sosyalistlerin ve demokrasi güçlerinin tarihsel ve ertelenemez görevlerine vurgu yapılan açıklamada kalıcı bir barışın asgari imkanlarının yaratılabilmesi için atılması gereken adımlar yedi madde halinde sıralandı. Açıklamada "Sosyalist Demokrasi Partisi, sorunun demokratik çözüm yollarını tıkayan, çözüm diyerek inkar ve imha konseptinde direnen tüm anlayışlara karşı halkların eşit ve kardeşçe yaşamının gerçekleşmesi için üzerine düşen her türlü görev ve sorumluluğu yerine getirmeye hazırdır." denildi.



SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan'ın DTP'ye Geçmiş Olsun Mesajı


Dev-Genç Kürt Sorununun Çözümü İçin Taleplerini Açıkladı


Berçelan İzlenimleri


Başbakan Çift Kişilikliliği Bırakmalıdır


Sarkis Çerkezyan Mücadelemizde Yaşayacak


Cezaevlerinde Ölümlere Sessiz Kalmayacağız!


Ateşkes Sürecini Doğru Değerlendirmek

RIDVAN TURAN


Bu Yöntem, Demokratik Çözüm Yöntemi Değildir!


Savaş Yollarını Kapatın, Müzakere Yollarını Açın!


Diyarbakır İzlenimleri

RIDVAN TURAN


Üçüncü Köprü Çözüm Değil Yağma


Uygurlara Yapılan Saldırılar Durdurulmalıdır


Kenan Evren'in Talebi Kabul Edilmelidir! Halka Sorulsun!


Uğur Kaymaz afişine polis ilgisi


Kaymaz Ailesinin Haklı Öfkesinin Yanındayız


'İddialarımızın Hiçbirinden Vazgeçmiş Değiliz' 


SDP Genel Başkanlığına Rıdvan Turan Seçildi